12 imamların biyografisi ve hayatı
YAZAR: İlahiyatçı, araştırmacı Turgut Bilek.
Yazılış Tarihi: Kasım 2025.
Anahtar Kelimeler: Hz Ali, 12 İmamlar, Ehlibeyt, Alevilik, Kevser Suresi, Tevella, Teberrâ.
EHLİBEYTİN ÖNDERLERİ 12 İMAMLARIN HAYATI VE BİYOGRAFİSİ
Bu bölüm, 12 İmamların biyografilerine geçmeden önce hazırlanmış bir ön bilgilendirme niteliğindedir ve okuyucuya temel kavramsal çerçeve sunmayı amaçlamaktadır.
Hz Muhammed'in temiz ve pak neslinden olan 12 imamlar, Alevi inancının temelini oluşturmaktadır. Nitekim Alevi cemlerinde Hz Muhammed'in ehlibeytine ve 12 imamlara duyulan sevgi ve bağlılık sürekli zikredilirken, Ehlibeyt ve 12 imam katillerine de lanet edilir. Kur'an'ın tertemiz kıldığı Ehlibeyt’in sevgisi bütün müslümanlara farz kılınmıştır.
Alevi inanç ve itikatında tevella ve teberrâ ilkesi vardır; Alevilikte Ehli Beyt'in dostlarına tevella duyulurken, Ehlibeytin ve 12 İmamların düşmanlarına teberra edilir. Arapça kökenli olan tevella kelimesi, Ehlibeytin dostlarına sevgi, muhabbet ve yakınlık duymak anlamına gelirken; teberra kelimesi, Ehlibeytin düşmanlarından uzak durmak, yüz çevirmek anlamına gelir.
Hz Muhammed'in Ehlibeyti, Resulullah'ın buyurduğu gibi: “Nuh'un gemisi gibidir, kurtuluşun tek adresidir.” Onlara sevgi, Allah'a ve Resulü'ne sevgidir; onlara düşmanlık ise Allah'a ve Resulü'ne düşmanlıktır. Kur'an'da Ehl-i Beyt'le alakalı Tathir Ayeti, Meveddet Ayeti, Mübahele Ayeti ve Ebrar Ayetleri olmak üzere Ehlibeytin faziletini bildiren onlarca ayet bulunduğu gibi, Ehlibeytin üstünlüğü ve fazileti hakkında Resulullah’ın bildirdiği yüzlerce hadis de bulunmaktadır.
Hz Muhammed'in soyu Hz Fatıma ve Hz Ali ile devam etmiştir.
Nekkeli müşriklerin önde gelenlerinden olan As bin Vail, Kureyş kabilesinin ileri gelenlerine şunları söylüyordu: "Muhammed'in soyu kesiktir. Kendisinden sonra yerine geçecek oğlu yoktur; kimse O'ndan söz etmeyecek ve siz de O'ndan kurtulmuş olacaksınız."
Hz Hatice validemizin oğlu Abdullah'ın vefatından sonra Mekke müşrikleri, Hz Muhammed'in soyunun kesildiğini düşünerek Hz. Peygamber (s.a.v) hakkında böyle konuşmaya başlamışlardı. Çünkü Hz Muhammed'in erkek evlatları küçük yaşlarda Hakk'a yürüdüğü için müşrikler, Hz Muhammed'in erkek evladı kalmadığını söyleyerek "soyu kurudu, bitti" diye dalga geçiyorlardı. Abdullah'tan sonra Rasulullah'ın erkek evladı kalmamıştı.
İşte Kevser Suresi'nin iniş sebebi budur. Cenab-ı Hak Kevser Suresi'nde şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik… Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir."
Kevser Suresi ile Cenab-ı Hak, Resulullah'ın soyunun Hz Fatıma ile devam edeceğini müjdelemiştir. Hz Fatıma'yı birçok kişi istemesine rağmen Resulullah onu hiç kimseye vermeyerek, Allah'ın izni ve işareti ile Hz Ali ile evlendirmiş ve Resulullah'ın mübarek soyu Hz Fatıma ve Hz Ali'nin soyundan gelen 12 seçkin imam ile devam etmiştir.
*"Kevser"*den kasıt Hz Fatıma’dır. El Tefsir-ül Kebir’de, cilt 32, sayfa 132’de yer alan açıklamalara göre İbn Abbas ve bazı müfessirler, Kevser Suresi’nin Resulullah'ın temiz ve pak neslini devam ettiren Hz Fatıma hakkında indiğini nakletmişlerdir.
“Kevser Suresi’nde Cenab-ı Hak, Resulullah’ın soyunun kesilmeyeceğini müjdelemiş ve bu müjdenin Hz Ali ile Hz Fatıma’nın mübarek nesli üzerinden devam edeceğini beyan etmiştir. Tarihî kaynaklarda ‘Alioğulları’ olarak anılan bu kutlu soy, İslam tarihinde doğrudan Aleviler olarak bilinen topluluğu ifade etmektedir. Bununla birlikte tarihsel süreç içinde Hz Ali’nin soyundan gelmeyip cemlerde ikrar vererek bu yola bağlanan talipler de Alevi olarak anılmış; böylece Alevîlik, hem Hz Ali ve Hz Fatıma’nın soyundan gelenlere nispet edilen bir nesep kimliği hem de ikrar vererek bu yola bağlananlar tarafından sürdürülen bir inanç ve bağlılık kimliği olarak şekillenmiştir.”
“Bu çalışma, Sünni ve Şii geleneklerin ortak olarak kabul ettiği muteber tarihî kaynaklara dayanılarak hazırlanmıştır. Ali evlatları olan 12 İmamların tamamının şehit edilmesi, özellikle de Kerbelâ katliamında gerçekleştirilen büyük kıyım sebebiyle Alioğulları’na ait birçok yazılı tarihsel belgenin tarih içerisinde sistemli şekilde yok edildiği bilinmektedir. Baskı, zulüm ve siyasî tahakküm altında yaşamaları nedeniyle, Alioğulları’na ait tarihî kayıtların önemli bir kısmı ya hiç yazıya geçirilememiş ya da günümüze kadar ulaşamamıştır. Mevcut bilgiler her ne kadar Ehli Sünnet ve Şia’nın kabul ettiği muteber kaynaklarda yer alsa da, tarihsel verilerin zaman içinde sözlü rivayet yoluyla aktarılmış olması sebebiyle bu bilgilerin kesinlik derecesi mutlak bir kesinlik taşımayıp, rivayet geleneği içinde şekillenen tarihî bir aktarım niteliği taşımaktadır.
Yorumlar
Yorum Gönder